Salı günü analık iznine ayrılışımın ilk günüydü. Hemen temizliğe giriştim. Ama bu cüsseyle ve kavun gibi önümde gezdirdiğim göbişimle ancak evin yarısını halledebildim. Bebişkomun giysilerini yıkadım. Maşallah 3 kere açtım makineyi. Beni geçecek sıpa bu gidişle :) Tabi bunca işin üstüne dün yığıldım kaldım. Yapabildiğim tek şey, kendi çamaşırlarımızı yıkamak ve minik tulumları, zıbınları, takımları ütülemek oldu. Sonra bu sabah yine sabahın 7sinde uyanınca, işe giriştim. Bütün evi baştan aşağı temizledim. Ancak şimdi oturdum popomun üstüne. Aklıma blogum geliverdi. Ve işte bu post böyle ortaya çıktı :)
Her gece abuk rüyalar görüyorum dedim ya... En çok aklımda kalanını anlatayım. Bütün aile bir odada toplanmış, ben yerde doğum pozisyonunda yatıyorum. Herkes beni izliyor. Başımda bir ebe var. Beni habire doğurtup duruyor. Ama olayın saçmalığı şu : Bebeği çıkarıyor, Bebeğe bakıyor, "ı-ıhh olmamış bu, daha zamanı değil" deyip tekrar içeri sokuyor. Aradan biraz zaman geçiyor vee hoooppp yine doğum :S Bu esnada benim canım hiç ama hiç yanmıyor, sadece bebeğimi kollarıma almak istiyorum. Ve gelelim en manyak duruma : bebek zenci!!! hahahahaha işin enteresanı ne kocam ne ben ne de aileden birileri şaşırmıyoruz bu duruma. Gayet normal yani zenci doğması :)
Böyle böyle saçma rüyalarla, saat başı gelen çişimle falan sabahları zor ediyorum. Gece uyuduğumdan hiç bir şey anlamıyorum ama bütün gün de acayip bir enerji var üzerimde. Öyle sarhoş gibi, aptal gibi değilim yani. Ben de çözemedim. Sanırım bunu içimdeki minik yaramazın enerjik olacağı şeklinde yorumlayabiliriz! Ya da annelik gerçekten mucizevi bir şey ve benim gibi yılların tecrübeli tembelini bile bir atom karıncaya dönüştürebiliyor :)
yazsana artık beybbb
YanıtlaSilvaktim yokkk şekerim :)
YanıtlaSil